Bekle Beni

Bekle beni, döneceğim
Bütün gücünle bekle.
Bekle, sarı yağmurlar
Hüzün getirdiğinde.
Bekle karda, tipide
Bekle, bunaltırken sıcak
Bekle, kimseler beklemezken
Geçmişi unutarak.
Bekle, uzak yerlerden
Mektup gelmez olduğunda,
Bekle, birlikte bekleyenler
Beklemekten usandığında.

Döneceğim, bekle beni
Ve iyilik dileme
Artık unutmak gerektiğini
Söyleyenlere.
Varsın oğlum ve anam
Yok olduğuma inansınlar,
Varsın, yorulup beklemekten
Otursun ateşin başına dostlar
İçsinler o acı şaraptan
Rahmet dileyerek yitene
Bekle. O şaraptan
İçmekte acele etme.

Bekle beni, döneceğim
Tüm ölümlerin inadına.
Varsın, beklemeyenler
Yorsunlar bunu şansa.
Anlamayacak onlar
Nasıl ortasında ateşin
Kurtardı beni
Senin bekleyişin.
Nasıl sağ kaldığımı
ikimiz bileceğiz sadece:
Başardın beklemeyi sen
Kimsenin bekleyemediğince…

Konstantin Simonov

Bütünlemeler ve Hayat Üzerine Öttürmeler

Saat gecenin 4′ü olmuş(sabahın mı demeliydim yoksa?), normal olan her insan evladı yatağında uyuyor, horultular sokaktaki köpek havlamalarına karışıyor.Ben ise önümde Mohammed Ali Mazidi ve Janice Gillispie Mazidi adında, muhtemelen müslüman bir babadan olma ve hristiyan bir anneden doğma iki kardeşin yazdığı, 4. baskı bir 80×86 microprocessor kitabı açık şekilde öylece şuurumu kaybetmiş bir biçimde duruyorum.Hatta şuurumu o kadar çok kaybetmişim ki burada gelip bunları saçmalıyorum.

Yazının ilk paragrafından bütünleme haftasında olduğum gayet iyi anlaşılıyor sanırım.Neden final değil, çünkü yumurta dayanmadan bişeylere gayret etmem çok zordur, hele ki arkasında aynı şeyi karşılayacak bi fırsat varsa, bütünlemeler gibi.Bütünlemelerin ilk haftasında lojik devre tasarımı ve veriyapılarını geçerek,ulaşması hiç zor olmayan bi başarıya imza attım, zira bunları direk finallerde de geçip üzerine başka dersler geçen insanlar da vardı.O yüzden pek sevinmedim (Kimi kandırıyosun la bölümde sonuçları görünce resmen çocuğu olduğunu öğrenmiş baba ambiyansı yarattın. -bölümden bir öğrenci).Veritabanı denen şeyi de seneye alacaz artık.

İlk paragrafta bişey demiştim.Normal olan her insan evladı bu saatte uyur diye.Bu durumda bizim en azından benim normal olmadığım sonucu çıkıyor.Evet son zamanlarda normal değilim, resmen gündüzleri uyuyup, geceleri ayaktayım.Bu yüzden geçtiğimiz günlerden birinde soy kütüğümüzü inceleme ihtiyacı hissettim acaba Romanya’nın Transilvanya bölgesine mi uzanıyor diye.Babamla da uzun uzun konuştum.Yemin ettirdikten sonra vampir olmadığımız inanabildim.Bu sınavlardan sonra eski düzene alışmama çok zor olacak gibi bakalım.Olmazsa Artık Amerikaya filan taşınacaz gündüz gece dengesini sağlamak için.

Bu arada wordpress’de paragraf olayı yok yav.(yoksa ben mi bulamıyorum).Geliştiricilerine bildiririm.Çok saçmaladım galiba.Eh idare edin artık gecenin 4′ünde bu kadar.Sabahın mı demeliydim yoksa?…

Yaşamak Şakaya Gelmez

Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesala,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.
 
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani, o derece, öylesine ki,
mesala, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut, kocaman gözlüklerin,
bembeyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel, en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
 
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesala, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak, yani ağır bastığından.
Nazım Hikmet

Bikaç Bişe

          Yine uzun zamandır bişeyler yazmıyomuşum baktım da.Yine baktım da yazılarımın yarısına uzun süredir bişeyler yazmıyomuşum şeklinde başlamışım.İlginç bi durum.
          Eveett.Dün itibari ile finallerim bitti.Ama sınavlarım yeni başlıyor.Ben de “büt”üne güvenenlerden olduğum için finallere çalışmamayı tercih ettim ve 1 veya 2 ders dışında hepsi büt e kaldı.Bakalım zaman ne gösterir, nasip :D
          Bir başka önemli konu da İÜBK Proje Grubu.Mustafa Burak Amasyalı’nın sorumluluğunda çalışacak olan grubumuz yapısını oluşturmaya başladı.Şimdilik oyun geliştirme ve robot programlama konusunda gruplar oluşturulmaya başlandı.Fatih Güngör’ün de büyük katkılarını unutmuyorum ve ona da teşekkürü bir borç biliyorum.
          Son olarak da bi baktım(ne çok bakıyorum yav)bu 2009′un ilk yazısı.Bu vesileyle herkesin yeni yılını geç de olsa kutluyorum.Umarım herkes için hayırlı bir yıl olur.Esenlikle kalın.
 

Hagaren Returns!

   

       Uzun zamandır aldığım en (belki de tek) iyi haberi aldım bu sabah.Öyle ki yatak döşek hasta yattığım halde, yatağımdan bir anda fırlattı beni.Hagane no Renkinjutsushi yani Fullmetal Alchemist’in devamının yapılacağı haberi.Bir süredir çeşitli söylentiler vardı ama nihayet resmi olarak da açıklandı.Hayatımda izlediğim en iyi şey (en iyi anime değil yani sadece, dizi, film hepsi içinde) nihayet devamıyla geliyor.Gerçi sonunu iyi bağlamışlardı ama bakalım nasıl devam ettirecekler.Yeni bölümler 2009′da bizimle.

www.hagaren.jp

Kaçış Notları

      Bayram tatilini fırsat bilip bir haftalığına kaçtım İstanbuldan.Uzun zamandır(yaklaşık 2 sene :D ) bir haftalık bir tatil yapmamıştım, çok güzel geldi o yüzden .Önce bayram dolayısıyla Gölcük’e Dedemi görmeye gittim, birkaç gün eş, dost, akraba ziyaretinden (ve ilk yarısından sonra tıkandığım için çıkmak zorunda kaldığım bir halısaha maçından) sonra Adapazarı-Alifuatpaşa’daki dağ evimize gittim.Tabi normal olarak ne internet var ne bişey.İnterneti bırak, kış olduğu için yaşayan en yakın insan yaklaşık 5 km ötedeki köydeydi.Teknolojiden uzak yaşamak, hiçbişey yapmamak ne güzel şeymiş dedim, aldım fotoğraf makinemi, kendimi dağlara kırlara bıraktım. Yalnız, fotoğraf makinesi ve teknolojiden uzaklık bi çelişki yarattı ama idare edin o kadarını.

 

        Oh be derssiz,dertsiz,işsiz güçsüz hayat negzl, yat uyu gez dolaş nıhahahaha…. derken geri dönüş vakti geldi çattı.Neyse toplandım geldim.Büyük bir korku içinde mail kutumu açtım ki, bilmemkaçyüz tane okunmamış mail.Hepsini tek tek oku, veritabanı projesi varmış, veriyapıları ödevi varmış, çarşamba seminer varmış, ertesi gün işe gitmem gerekmiş falan filan.Peh dedim arabeskvari bir biçimde, yaşamak bu değil ulan.Ne olursa olsun, bunlardan uzak yaşamak 1 hafta da olsa güzeldi.Arada bir kaçmak lazım kendi hayatımızdan böyle.Bu arada sobada kızarmış tereyağlı ekmek gibi güzel bişey yok sanırım, çok özlemişim…

 

 

Kurban Bayramı

Herkesin Kurban Bayramı şimdiden kutlu olsun.Sevdiklerinizle nice bayramlar geçirmeniz dileğiyle.Çok yiyip de midenizi bozmayın bu arada..

A Long December…

“A long december and there’s reason to believe
Maybe this year will be better than the last
I can’t remember the last thing that you said as you were leavin’
Now the days go by so fast”

     Yine Aralık ayı geldi çattı.Çok garip bir ay Aralık.En sevdiğim mevsim olan kışın başlangıcını haber verir, ama aynı zamanda  bir senenin daha geçip gittiğini hatırlatır.Ama bi yandan da yepyeni bir senenin yepyeni umutların habercisidir.Koskoca bir senenin yorgunluğunu taşır sanki.Yapraklarını dökmüş ağaçlar iyice çırılçıplak kalırlar, ölümü hatırlatır bi yandan, ama o dalların 3-4 ay sonra tekrar yemyeşil olacağını düşününce rahatlarsın bir anda.Hüzün ve mutluluk arasında gelip  gider..

     Eveet aylık rapordan iki haftalık rapora geçtik artık, gerçi vizelerden sonra yazarım bişeyler demiştim ama ne biliyim yazamadım işte fırsat bulamadım.Zaten iyi de geçmedikleri için fazla yazacak bişey bulamadım.Yine bu arada genel olarak kulüp işleri oldukça fazla zamanımı aldı, sınav çalışmaları, ev tadilatı falan derken iki hafta daha geçti gitti.Tadilat demişken, evim tadilattayken bana kapısını açan Can Çobanoğlu arkadaşıma buradan teşekkürlerimi iletiyorum, çok kahrımı çekti her yönden çok sağolsun evimi aratmadı bana :)

   Genel olarak böyleydi son 2 haftam.Madem A long december la başladık onunla bitirelim yine.Görüşmek üzere, sağlıcakla kalın.

“And it’s been a long december and there’s reason to believe
Maybe this year will be better than the last
I can’t remember all the times i tried to tell my myself
To hold on to these moments as they pass”

Falan Filan…

Eveet aylık raporu vermenin zamanı gelmiş artık :D Gerçi daha 1 ay olmamış baktım da, gelişme var baya.

10.11.2008 tarihinde yapılan seçim itibarı ile İUBK(İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Kulübü) yönetim kurulu başkanlığı görevini devraldım.Bu görevi layığıyla yerine getirebilmem için oldukça fazla uğraşmam gerekecek.Ama kuruldaki diğer arkadaşlarımla beraber bu işin altından rahatça kalkacağımızı düşünüyorum.

Başka bir önemli gündem maddesi de vizeler.Şimdiye kadar üniversite hayatımda hiç defter tutmamıştım.Bu dönem tam olmasa bile yarım yamalak tutulmuş bi defterimin olması kendime olan güvenimi arttırıyor :P Alttan aldığım 2 dersle birlikte toplam 7 vizeye giricem üstelik 5 gün içinde! Şimdiden gazamız mübarek olsun diyorum, ama nedense bu sefer baya bi umutluyum sınavlar için :D

Başkaa, başkaaaa heh buldum; Prison Break :D Normalde anime izlemekten pek dizi izlemeye fırsat bulmam ama gerçekte çok iyi diziymiş kendisi.İlk sezonunu nefessiz izledikten sonra 2. sezonun ortalarında bi mola verdim vizeler nedeniyle.Vizeler bitsin gerisi de aynı şekilde gelir heralde :D  Anime demişken de Code Geass Lelouch of the Rebellion ve Gintama’yı izlemeye başladım.İlk 1-2 bölümlerini izledim gerçi ama oldukça kaliteli animeler ikisi de.Özellikle Gintama baya bi kopardı beni :D

Aylık rapor burada sona eriyor diycem ama aylık olmaz heralde büyük ihtimalle vizelerden sonra da bir iki kelam ederim :D o zamana kadar en güzel günler sizin olsun diyorum ve sözü merkeze bırakıyorum.

Ne Yapıyorum

    Şöyle bi baktım da bir aydır bişeyler yazmamışım.Yazayım da bari yaşadığım anlaşılsın.

    Bu sıralar çok yoğunum.Boş gezenin boş kalfalığını yapıyorum ve gerçekten çok yorucu bir iş.Başımı kaldıramıyorum.Kısacası pek bişey yapmıyorum , yapınca yazarım.Genelde kulüp işleriyle falan uğraşıyorum işte, toplantılar, görüşmeler, projeler vs.

    Okul başlayalı baya oldu falan ama ben hala ders havasına giremedim.Bir an önce girmem lazım yoksa girme fiili yer değiştirecek gibi.Evet ya cidden haftaya şöyle derslere hafiften asılmaya başliyim ben.

    Bu kadar.Bi dahaki ay görüşmek üzere :P

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »